Zayıflama diyetlerinin en güvenilir destekçisi : EGZERSİZ


Fazla kilolarınızdan kurtulmak ve sağlıklı kilo vermek için besinlerle olan ilişkinizi az çok dengelemeye çalışsanız da, bunun tek başına maalesef yeterli olmadığı artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. Zayıflama diyetlerinin en güvenilir destekçisi ise aslında çok da sihirli olmayan bir kelime: EGZERSİZ

İşte yağlarınızı yakmanızı sağlayıp, sağlıklı kilo kaybı için size yardımcı olacak egzersizlerle ilgili öneriler:

UFAK BİR HATIRLATMA!!

Öncelikle ev işlerini, gün içindeki koşuşturmaları ima ederek aslında sürekli hareket halindeyim diyorsanız, bu aktivitelerin kısa zamanda değil, ancak uzun vadede işinize yaradığını öğrenmelisiniz. Yani tamamen hareketsiz (sedanter) bir yaşamdansa az çok hareket etmek hayatınızdaki pozitiflerden biri. Ama yağ egzersiz yaparak enerji harcayıp yağ yakmak anlamına gelmiyor.

En güzel diyet, SÜNNETE RİAYET


Öteden beri insanlık, değişik hastalıklarla mücadele etmiştir. Her asırda asra damgasını vuran bir hastalık meydana çıkmış ve doktorlar bu hastalığı yenme adına araştırmalar yaparak tedavi yolları aramışlardır.

Günümüzde de tedavisi için uğraş verilen pek çok sağlık problemleri var. Bunlardan bir tanesi de şişmanlık. Özellikle gelişmiş ve gelişme yolunda olan ülkelerde şişman insan sayısı her geçen gün daha da artıyor. Doktorlar şişmanlığı artık en önemli sağlık problemleri sıralamasına alıyor ve şişmanlığın sebep olduğu hastalıklara karşı insanların dikkatlerini çekmeye çalışıyorlar. Şişmanlık vücudumuzu sadece estetik açıdan bozmakla kalmayıp, aynı zamanda çabuk yorulma, nefes darlığı, eklem ağrıları, şeker hastalığı, damar sertliği gibi beraberinde çeşitli ölümcül rahatsızlıklara da zemin hazırlıyor.

Allah Rasûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), asırlar öncesinden “Ümmetim hakkında en çok korktuğum şeyler: Göbek bağlamak, çok uyku, tembellik ve yakîn (iman) azlığıdır.”

Sağlıklı bir yaşam için ideal Kilonuzu Koruyun


Kilo vermek kadar ideal kilonuza ulaştıktan sonra kavuştuğunuz kiloyu korumak da son derece önemlidir. Bu yüzden sağlıklı ve düzenli beslenmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.
Kilo verdiniz ancak kilo vermek kadar verdiğiniz kiloları geri almamak, formunuzu korumak da önemlidir. Bu nedenle sağlıklı beslenmeye kilo verdikten sonra da devam etmeniz gerekiyor. Aksi takdirde kısa bir süre sonra hızla kilo aldığınızı göreceksiniz. Bunun önüne geç mek için bazı hatırlatmalar yapmak gerekli..
Sabah Vakti:
Mutlaka kahvaltı edilmeli ancak bu seçim için tercih poğaça ve meyve suyu olmamalıdır. Çünkü böyle bir öğün çok fazla yağ ve şeker içerir. Oysa kepek ekmek ve az yağlı beyaz peynir ile yapılan bir sandviç veya cornflakes, az yağlı süt ve kuru meyve çok daha sağlıklı bir seçim olacaktır.

Gelişmiş ülkelerin baş sorunu: Şişmanlık


Dünya ülkelerinin korkulu rüyası haline gelen ve mücadele edilmesi gereken bir alana dönüşen ‘şişmanlık’ konusunda tehlike çanları çalıyor.

Şişmanlığı, enerji alımının enerji tüketiminden daha fazla olduğu durumlarda, yağ dokusunun artışıyla ortaya çıkan sosyal, psikolojik ve ciddi tıbbi sorunlar yaratabilen önemli bir sağlık problemi olduğunu belirten hekimler, şişmanlık insidansının gelişmiş ülkelerde yüksek oranlarda görüldüğü gibi özellikle gelişmekte olan ülkelerde de yaşam koşullarının değişmesine bağlı olarak giderek arttığına dikkat çekiyorlar.

Kalıtım, yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik gibi nedenlerden kaynaklanan ve modern toplumların problemi olan şişmanlık, beraberinde bir çok sağlık problemine yol açıyor.

Şişmanlık nedir? Kimlere şişman denir?


Kilo verme ve diyet endüstrisi son yıllarda milyarlarca doların döndüğü ticari bir yapı haline gelmiştir. Bir takım diyet listeleriyle, oldukça sağlıklı ve kendisiyle barışık kişiler bile zayıflama çılgınlığına itilmektedir. Reklamlardaki ve televizyonlardaki vücut tipi, sağlıksız bir şartlanma oluşturmaktadır. Sopa gibi zayıf olma modası son derece sağlıksızdır.

Ancak aşırı şişmanlık da pek çok sağlık sorunlarına yol açmaktadır; yüksek tansiyon, diyabet, kalp rahatsızlıkları, aşırı uyku ve horlama, böbrek problemleri ve eklem iltihaplanmaları bunlardan sadece bir kaçıdır.

Kilo vermek kan basıncını düşürdüğü gibi; kolesterolü azaltır, ayrıca kalp krizi geçirme riskini de düşürür. Aşırı kilolu olanlar, normal kilolulara oranla hastalıklara karşı daha büyük risk altındadır.

"Koşma! Tempolu yürü!"


"Eğer 40 yaşına kadar hiç spor yapmayıp, bu yaştan sonra koşmaya başlarsanız kalpten gidersiniz. En iyisi haftada iki kez tempolu yürümek..."

Kalp krizini etkileyen çok fazla faktör olduğunu belirten Group Florence Nightingale Hastaneleri Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr.Belhhan Akpınar kan yağlarımızı, yiyeceklerimizi ve aktivitelerimizi kontrol altında tutarak kalp sağlığının korunmasının mümkün olduğunu söylüyor...

Koşmak mı daha iyi, yoksa yürümek mi?

En iyisi normal veya tempolu haftada en az 2 kez yürümek. Aktif sporda da şu önemli 20 yaşından beri spor yapan insanlar var. Her gün koşuyor yıllardır. Bu insanla 40 yaşına kadar hiçbir şey yapmamış, ’Şimdi spor yapacağım’diyen insanın yapacağı aktivite çok farklı. Ben, şimdi bu yaştan sonra çıkıp koşmaya kalkarsam kesinlikle kalpten giderim. O yüzden bu çok önemli. Hiç spor yapmayıp, ileri yaştan sonra insanların koşmaları özenti gibi geliyor bana.

Spor yaparken Uygun Ayakkabı Seçimi önemli!


Ayaklarınız günlük etkinliklerinizde bile yeterince yük altına girmektedirler. Spor yaparken beden ağırlığınızın 3-4 katı fazlası ayaklarınıza yük olarak biner. Bu nedenle spor sırasındaki kullanacağınız en önemli giyim eşyası spor ayakkabınızdır.
Seçeceğiniz ayakkabı ayağınıza iyi oturmalıdır. Ayağınızda bulunan 26 kemik ve bunlarla ilişkili eklem ve bağlar ayağınızda bir uzunlamasına, bir de enlemesine kemer (ark) oluştururlar. Ayakkabınız bu kemerleri iyi desteklemelidir.

Ayağınızda bir sorun ya da eski bir yaralanma varsa, hekiminize danışarak tabanlık ya da ortotik kullanılarak spora bağlı olası sorunlarınız engellenebilir.

Yetersiz beslenmeye bağlı sağlık sorunları için öneriler


Yetersiz beslenmeye bağlı sağlık sorunları, başta ekmek olmak üzere temel gıdaların, yetersizlikleri sıklıkla gözlenen B2, B6, B12 vitaminleri, folik asit, demir, çinko ve kalsiyum gibi vitamin ve minerallerle zenginleştirilmesiyle giderilebilir.

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM), Gıda Enstitüsünden Uzman Araştırmacı Gül Löker, Türkiye’de yapılan yöresel ve bölgesel araştırmaların, toplumda yetersiz beslenmeye bağlı sağlık sorunlarının devam ettiğini gösterdiğini belirtti.

Araştırmaların özellikle risk grupları olarak nitelendirilen gebe ve çocuk emziren anneler, bebekler, büyüme, gelişme çağındaki çocuklar ve gençlerin, vücutta ana işlevler gören fiziksel, ruhsal ve mental gelişimi etkileyen bazı besin ögeleri yönünden ileri düzeylerde yetersiz beslendiklerini ortaya koyduğunu vurgulayan Löker

“Gol Atmak İçin Ye (Eat For Goals)”


Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), obeziteye savaş açtı. Dünya Kalp Federasyonu ile sağlıklı nesiller yetiştirmek için kolları sıvayan UEFA, sağlıklı yemek tariflerinin yer aldığı bir yemek kitabı çıkardı. Aralarında Bayern Münihli Klose, Lıverpoollu Gerrard ve Real Madridli Nistelrooy’un da yer aldığı, 13 futbolcunun tarifine yer verilen “Gol Atmak İçin Ye” adlı kitap “uefa.com” üzerinden de satışa sunuldu.

FUTBOLCULARDAN YEMEK TARİFLERİ
UEFA’nın sitesinde yer alan habere göre, Avrupa futbolunun yönetim organı ve Dünya Kalp Federasyonu, Avrupa Komisyonu’nun desteğiyle çocuklara yönelik bir yemek kitabı hazırladı.

Aşırı kilo ve hareketsizlik diyabet riskini artırıyor!


Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sena Yeşil, rahat yaşamla birlikte gelen hareketsizlik ve aşırı kilonun diyabeti artırdığını söyledi.

İZMİR - Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sena Yeşil, diyabetin kan şekerinin çok yüksek olmasıyla ortaya çıkan bir hastalık olduğunu, enerji kaynağı olarak şekerin gerekli olsa bile, fazlasının sorun yarattığını söyledi.

Dikkat televizyon kilo aldırıyor!


Diyet, Obezite ve Beslenme Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mücahit Özyazar, günde 1 saat televizyon karşısında oturanların, oturmayanlara göre daha fazla obezite riski taşıdığını söyledi.

İZMİR - Çeşme’de düzenlenen 5. Ulusal Obezite Kongresi’nde yaptığı konuşmada, hareketsizlik ve sürekli oturmaya bağlı kilo artışı ile bunun oluşturduğu sağlık sorunlarının gittikçe arttığını, belirten Diyet, Obezite ve Beslenme Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mücahit Özyazar, televizyonun da kilo alınmasındaki en büyük etkenlerden biri olduğunu söyledi.

Teknolojik gelişmenin sunduğu konforla birlikte şişmanlamanın genel bir hastalık halini aldığını vurgulayan Prof. Dr. Mücahit Özyazar, şişmanlığın bir hastalık olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti.

Boyun Egzersizleri

Published in

Herkesin güçlü bir boyna ihtiyacı vardır. Boyun kasları ne kadar güçlü olursa, başınız size o kadar az ağırlık yapacaktır. Kimi zaman başınızın diğer zamanlara göre daha da ağırlaştığını hissedersiniz, işte böyle durumlarda daha iyi hissetmek için boynunuzu birkaç egzersizle rahatlatabilirsiniz. Düzenli olarak yaptığınız boyun egzersizleri, boynunuzu güçlendirip, boynunuza esneklik kazandıracaktır.

Öne eğme: Boynunuzu rahat bırakıp, yavaşça çeneniz göğsünüze değecek şekilde öne doğru eğin. Yavaş yavaş başınızı kaldırıp, bu işlemi beş defa yapın.

Arkaya uzatma: Başınızı arkaya doğru serbest bırakın. Gidebildiği yere kadar gitmesini sağlayıp tavana bakın.

saglık için bilinçli spor şart

Published in

Düzenli ve bilinçli bir şekilde spor yapmak, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığınızı korumak açısından son derece olumlu etkiler sağlar. Yalnız, sağlıklı bir yaşama atacağınız bu adımda dikkat etmeniz gereken en önemli şey vücudunuzu iyi tanımak ve hangi sporun size daha yararlı olduğunu bilmek. Bu noktada, uygun bir spor programına başlamadan önce yaptıracağınız sağlık kontrolleri, olası risklerden korunmanız açısından da avantaj sağlar.

Bilinçsiz spor kalbe etki ediyo

Published in

Uzmanlar, ısınmadan yapılan spor ve ani efor sarf edilmesinin kalp krizi ve ani ölümlere davetiye çıkardığına dikkat çekiyor

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan, normalde insan sağlığı için son derece faydalı olan sporun, bilinçsiz yapılması durumunda insan sağlığını tehdit ettiğine dikkati çekti.

Çocuğunuza spor yaptırmadan önce dikkat edilecekler !

Published in

Uzmanlara göre erişkin yaşta kalp - damar hastalıklarından korunmak, çocukluktan itibaren bazı risk faktörlerinin önlenmesiyle mümkün oluyor. Ama çocuklara spor yaptırmadan önce mutlaka bilinmesi gereken bazı konular var.

İSTANBUL - VKV Amerikan Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Dr. Genco Yücel, özellikle yarışmalı sporlara hazırlanan ve ailevi risk faktörleri taşıyan çocukların sağlıklı şekilde spor aktivitelerine katılabilmeleri için bazı testlerden geçmesi gerektiğini belirtiyor. Yücel şunları söylüyor:

En sağlıklı spor koşu mu golf mü? Prof. Dr. Semih Akı


Prof. Dr. Semih Akı yeni yılda spor yapmak isteyen ancak hangi sporu seçeceğini bilemeyenlere tavsiyelerde bulundu. Akı'ya göre takım sporları uygun zeminde yapılmalı. Açık hava sporları ise stresin ilacı ..

Yılların akışına spor yaparak 'dur' diyebilirsiniz. Bunun için yeni yıl iyi bir başlangıç olabilir. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr. Semih Akı uzun süredir spora başlamayı düşünüp hangi sporu yapacaklarına bir türlü karar veremeyenler için önemli açıklamalarda bulundu. Dr Akı şöyle konuştu: "Daha önce spor yapmamış genç ve orta yaşlı kişiler egzersize düşük tekrar süre ve şiddetle başlayıp tempolarını yavaş yavaş arttırmalıdır. Sporun zemin ve hava koşullarına uygun ayakkabı ve kıyafetlerle gerçekleştirilmesi olası sakatlık risklerini azaltır."

Egzersiz bilinçli olarak yapılmalı

Published in

Uzmanlar, egzersizin hastalıklardan korunma, kondisyonun gelişimi ve kilo verilmesi gibi faydalarından yararlanılabilmesi için bilinçli yapılması gerektiğini belirtiyor. Büyük kas gruplarını kullanıldığı yürüyüş, bisiklet, jogging, koşu, yüzme, tenis gibi sportif aktiviteler sağlık için daha faydalı. Herhangi bir sağlık problemi bulunmayan bireylerin bu sporları her gün veya haftada en az 3-4 gün yapması öneriliyor. Egzersizlerin en az yarım saat, ideal olarak 45 dakika sürmesi gerekiyor. Öte yandan efor süresince egzersiz herhangi bir kesintiye uğramamalıdır. Örneğin tempolu yürüyüşlerde 20 dakika kadar egzersize devam ettikten sonra bir 10 dakika soluklanma veya vitrin bakma gibi verilen aralar egzersizin etkinliğini sıfıra indirmektedir. Çünkü vücudumuz egzersize başladıktan ortalama 20 dakika sonra enerji kaynağı olarak yağlar yanmaya başlar ve eğer egzersiz 30-45 dakika kesintisiz sürerse, egzersizden sonra bile 1 ila 4 saat yağlar yanmaya devam eder.

Sporsuz yaşam kronik hastalıklara neden oluyor


Son yıllarda ABD’de geniş halk kitleleri taranarak yapılan araştırmalar, sporsuz bir yaşam tarzının insanları kronik hastalıklar vasıtasıyla sinsice ölüme götürdüğünü ortaya koyuyor. JAMA dergisinde yayınlanan bir araştırmanın sonuçlarına göre tüm ölüm nedenleri arasında, ölüme neden olan risk faktörlerinin başında düşük kondisyon geliyor.

Sporsuz bir yaşam tarzının başta kalp damar hastalıkları olmak üzere diyabet ve bazı kanser türleri gibi ciddi rahatsızlıklara yol açtığını belirten uzmanlar, günümüzde tüm ölüm nedenleri arasında kalp damar hastalıklarının birinci sırada geldiğine işaet ediyor.

Kalp damar hastalıklarının oluşumunda en sık gözlenen risk faktörü açık ara ile sporsuz yaşam tarzıdır. İngiltere’de 31.000 otobüs şoförü ile biletçisi üzerinde yapılan bir araştırmada, şoförlerin sürekli oturduklarından ve trafik stresine maruz kaldıklarından ötürü iki katlı otobüste sürekli dolaşan, merdiven inip çıkan biletçilerden daha yüksek oranda kalp hastalıklarına yakalandıkları saptanmıştır.

1909DAN BU YANA TARİHİ SÜREÇ İÇİNDE BEDEN EĞİTİMİ

Published in

1909DAN BU YANA TARİHİ SÜREÇ İÇİNDE BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENİ YETİŞTİRME POLİTİKASI

Şeker, F.

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü Öğretim Görevlisi

Türkiyede modern eğitimin doğuşu ve gelişimi sürecinde Beden Eğitimi ve Spor Eğitimine yöneliş ancak İsveç‘de Beden Eğitimi öğrenimi yapan Selim Sırrı Tarcanla 1909da hareketlenmeye başlanmıştır.

SPORTİF OYUNLARDA YETENEK SEÇİMİ VE YÖNLENDİRME


SPORTİF OYUNLARDA YETENEK SEÇİMİ VE YÖNLENDİRME

Prof. Dr. Sedat MURATLI

GİRİŞ

Günümüz Yarışma (performans) Sporunda sporculardan istenen bedensel ve ruhsal verimin gittikçe artması, yeni bir sporcu tipinin oluşmasına yol açmıştır. Bu yeni sporcu tipinin analizinde göze çarpan ilk özellik olarak, dünyanın en iyi sporcularının en iyi performansı gösterdikleri yaşın gittikçe küçüldüğüdür. Bunun sebebi bir çok bilimsel araştırmalarında ortaya koyduğu gibi;

sporda beslenme

Published in

BESLENME

Gerek sağlıklı bir ortamda spor yapmak, gerekse yüksek sportif performansı elde etmede başarının temel unsurlarından birisi bilindiği gibi ekip çalışmasıdır. Bu ekibin bir parçası da hiç kuşkusuz beslenme uzmanıdır. Ülkemizde tam anlamı ile yerleşmese de ender olarak bu ekip bazı kulüpler de oluşturulmaya başlanmıştır. Aşağıdaki bölümde beslenme konusu ile ilgili çeşitli temel kavramlara ve pratikte karşılaşılan sorulara yanıt vermeye çalışacağız. Bu konulardaki daha detaylı bilgilere kaynaklarımızdan veya bir beslenme uzmanından ulaşabilirsiniz.

sporda psikoloji

Published in

SPOR PSİKOLOJİSİ
İnsan vücudu, bilindiği gibi fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik bir saç ayağı üzerinde iç ve dış dengesini kurmuştur. Bu ayakların her biri, insanın sağlıklı bir yaşam sürmesini ve sağlıklı davranışlar sergilemesine neden olmaktadır. Aşağıdaki satırlarda spor psikoloji ile ilgili bazı temel kavramların tanımlarını bulacaksınız.

1-Başarının psikolojik önkoşulları nelerdir?

spor ve çocuk

Published in

ÇOCUK VE SPOR
Bu bölümde hepimizin en değerli varlığı olan çocuklarımızın ve çocuğun üzerine egzersizin yaptığı etkileri; yetenek ve yetenek seçimi konusunu ve de çocuğun büyüme ve gelişme dönemlerini aktarmaya çalışacağız. Bu genel konularla ilgili daha detaylı bilgileri kaynaklar bölümünden ulaşacağınız kaynaklardan bulabilirsiniz. Bu konularla ilgili sorularınızı da bilgimiz çerçevesinde yanıtlamaya çalışırız.

spor ve kadın

Published in

16-KADIN VE SPOR

Bir toplum içinde kadının spora katılımı, kadının o toplum içerisindeki genel statüsünün bir yansımasıdır. Dünya genelinde de kadının konumu ve kendisine biçilen roller düşünüldüğünde, spor içinde kadının sporcu özelliğinden önce cinsiyetiyle değerlendirildiği söylenebilir. Özellikle 1970'lerin başından itibaren gelişen feminist akımla birlikte, kadın ve spor konusu ciddi olarak ele alınıp, tartışılmaya başlamıştır.

çocuk ve spor

Published in

13-ÇOCUK OYUN VE SPOR

çocukluk dönemi, insanın doğumundan itibaren cinsel olgunluğa ulaşıncaya kadar yaşadığı dönemi kapsar. Bu süreç genel olarak kızlarda 10 yaş, erkeklerde 11 yaş sonuna kadar devam eder. 0-14 ay arası bebeklik dönemi, 15-36 ay arası özerklik dönemi, 4-6 yaş arası bireysellik kazanma dönemi, 7-11 yaş arası toplumsallaşma dönemi olarak seyreder.

Bugün sporun bir eğitim aracı olarak çocuğun her yönden gelişmesinde büyük rol oynadığı 13-ÇOCUK OYUN VE SPOR

sosyal psiko gelişim ve spor

Published in

12-PSİKO-SOSYAL GELİŞİM VE SPOR

Sosyal gelişme, kişinin sosyal uyarıcıya, özellikle grup yaşamının baskı ve zorluklarına karşı, duyarlık geliştirmesi, grubunda ya da kültüründe, başkalarıyla geçinmesi, onlar gibi davranmasıdır (4. 3). İnsan belli bu zamanda belli bir sosyal ve kültürel ortamda doğar ve sosyalleşme süreci içerisinde çevresine ve topluma uyum çabası gösterir. Bu çaba önce aile sonra okul daha sonra meslek ortamı içinde devam eder.

Gelişme, büyümeden farklı olarak bünyece ve nitelikçe değişmeleri içerir. İnsan gelişiminde

toplumda spor...

Published in

3-TOPLUM VE SPOR

Bir toplumda spora katılımın şekli, düzeyi yararı ve sorunları sadece kişilerin yetenekleri ve ilgilerine bağlı değildir. Toplumun spora bakış açısı dolayısıyla sporu yönetim ve organizasyonu büyük önem taşımaktadır. Günümüzde tüm dünya ülkeleri spora büyük önem vermekte ve uluslararası spor organizasyonlarında ön sıralarda yer almak için mücadele etmektedir. Bu sonuçlar ulusal saygınlığın bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Ancak kaybedenler her zaman

kondisyon ne demek?

Published in

KONDİSYON NEDİR ?

Daha önceki sayfalarda kondisyon kavramından söz ettik. Kondisyonun ne olduğunu, çeşitlerini kondisyonlu ve kondisyonsuz kişi arasındaki farkları kısaca gözden geçirelim.

Kondisyon kelimesi, çeşitli kişilerce çeşitli tanımları yapılmış bir kelimedir. Bu konuda tıp adamları, beden eğiticiler, spor adamları değişik tanımlar ortaya atmışlardır. Kısaca kondisyonu şöyle tanımlayabiliriz:

“Yapılacak bir işi, yapılacak kişinin yapma derecesine

egzersiz ve yararları


EGZERSİZİN YARARLARI

Egzersizin yararlarını iki etapta inceleyebiliriz. Şöyle ki;

Egzersizin ilk etaptaki yararı günlük yaşantı kondisyonunu arttırmasıdır. Bu kondisyonun artması sonuçta, günlük zorlanmalar karşısında insan vücudunun daha az yorularak iş yapmasını sağlar. Bu günlük zorlanmaları kısaca örneklersek, merdiven çıkma, otobüse koşma, hızlı yürüme ve bir yükü aldırma veya taşıma gibi. Sonuç olarak kişinin günlük işlerini kolayca yapmasını, yorulmadan tamamlaması sağlanmış olur. Kişi belirli bir program çerçevesinde fiziksel egzersiz yapmasının ardından, egzersiz öncesi ve sonrasındaki günlük işler

az hareket ve zararları

Published in

HAREKET AZLIĞININ ZARARLARI

Uygar yaşantı dediğimiz, sürekli teknolojik ve endüstriyel gelişim içerisinde olan, kent yaşamında kırsal yaşantının dinlendirici, güç verici görüntü ve ortamı kaybolur. Bir beton yığını şekline dönüşmüş evler, yeşile hasret alanlar. Sanayi artıkları kirlentileri, dumanları, gürültüleri ile dolu bir yaşantı. Korna, daktilo, telefon sesleri, çığlıklar, bağırışlar. Dar ve pislik kokuları ile sokaklar. Konserve kutusu gibi taşarcasına doldurulmuş ulaşım araçları. Asık suratlı insanların, hızlı adımlarla dolaştığı caddeler. Geçim derdi, işini kaybetme korkusu. Ve bunlara benzer sıralayabileceğimiz, çeşitli nedenlerle oluşan psiko-sosyal baskılar.

İçeriği paylaş