İyi sporcunun iyi eğitim alması gerekir
saglik tarafından Per, 08/26/2010 - 23:08 tarihinde gönderildi.Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı Kemal Tamer, Avrupa Şampiyonalarına bakıldığında vakıf üniversitelerinin başarılarının dikkati çektiğini belirterek, devlet üniversitelerinde de bir an önce burs sisteminin kurulması gerektiğini söyledi.
Tamer, yaptığı açıklamada, vakıf üniversitelerinin spora yatırım yaptıklarını, sporculara burs verdiklerini belirterek, uluslararası şampiyonalarda da bunun karşılığını aldıklarını söyledi. Devlet üniversitelerinde de bir an önce bir burs sistemi kurulması gerektiğini dile getiren Tamer, bunun yanı sıra hazır olan her branşta üniversiteler spor ligi kurulması gerektiğini belirtti. Federasyon olarak lig kurulmasına çoktandır hazır olduklarını vurgulayan Tamer, sistemlerini buna göre kurduklarını kaydetti.
İftarda 'yürüyüş molası' verin
saglik tarafından Salı, 08/24/2010 - 17:34 tarihinde gönderildi.Uzmanlar Ramazan ayında sağlıklı beslenmek ve formda kalmak için iftarda, çorba ve iftariyeliklerin ardından mola verip, yarım saatlik bir yürüyüşün ardından ana menüye geçilmesini öneriyor.
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Spor Fizyolojisi Bilim Dalı Başkanı ve Spor Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakkı Gökbel, Ramazan öncesinde egzersiz yapanların, egzersizlerine ara vermemeleri gerektiğini söyledi.
Ramazan'da egersize ara verilmesi durumunda kondisyonda yüzde 30'lara kadar düşüşlerin ortaya çıkabileceğini ve daha sonra kondisyonu toparlamada zorluk yaşanabileceğini anlatan Gökbel, bu yüzden Ramazan'da sağlıklı ve spor yapan kişilerin spor yapmaya devam etmelerini tavsiye etti.
Yaz sporlarında sakatlıklar artıyor
saglik tarafından Salı, 08/10/2010 - 21:46 tarihinde gönderildi.Yaz mevsimi gelince spor yapıp sakatlananların sayısında gözle görülür artış oluyor. Dr. Metin Uzun, özellikle futbol oynayan erkeklerin 'Aşil tendonu yaralanması'na dikkat etmesi gerektiğini çünkü bunun kaçınılmaz olduğunu söyledi
Yazın havaların ısınmasıyla birlikte spor yapma isteği de artıyor. Sıcak ve güzel havanın tadını çıkarmak isteyenler; yüzüyor, tenis oynuyor veya halı saha maçı yapıyor. Özellikle de bu mevsimde erkekler halı saha maçlarını tercih ediyor. Ancak halı saha maçlarında sakatlanma riskinin yüksek olduğunu söyleyen Acıbadem Maslak Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Metin Uzun, yaz aylarında spor yapmadan önce aşağıdaki uyarıların dikkate alınması gerektiğini vurguluyor:
ISINMADAN OLMAZ
Spor yaralanmalarının önüne geçmek için ısınmak gerekiyor. En az 20 dakika ısınıp kasları germek şart. Eğer spor yapacaksanız, haftada beş günle başlamayın. Haftada iki gün, günde 10-15 dakikalık sürelerle yürüyün. Tempoyu giderek artırıp spor yapmak sağlığınızı da korur.
Spor ayakkabını giy koş ve zıpla!
spor tarafından Pzt, 08/09/2010 - 17:32 tarihinde gönderildi.Spor yaparken kas, kiriş, bağ, kemik ve kıkırdak yaralanmaları riskinin alt düzeye çekilebilmesi için doğru ayakkabı seçiminin önem taşıdığı bildirildi.
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Gür, spor yaparken ayakkabı ile zemin arasındaki etkileşimin, ayakta ve bacakta oluşacak yüklerin en önemli belirleyicilerinden olduğunu söyledi.
Spor yapılan zeminde değişiklikler yapma şansı yoksa kişinin ayak yapısı, basış özellikleri ve zemine en uygun ayakkabı seçiminin, öncelikli yapılması gerekenler arasında yer aldığını belirten Gür, zemine uygun ideal spor ayakkabısı kullanımının da yaralanma oranlarının ciddi şekilde azaltılabileceğine dikkati çekti.
Dikkat! Çok mu et tüketiyorsunuz?
saglik tarafından Paz, 08/08/2010 - 17:09 tarihinde gönderildi.Amerikalı bilim adamları, yüksek protein tüketimine dayalı diyetlerin kemik erimesine neden olabileceğini bildirdi.
İtalyan Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre, Purdue Üniversitesinde görev yapan ve iki farklı araştırmanın verilerini analiz eden
bilim adamları, menopoz sonrası fazla kilolarından kurtulmak için protein zengini bir beslenme modeli izleyen kadınları kemik erimesi riskine karşı uyardı.
Menopoz dönemindeki 43-80 yaşları arasında 28 kadının katıldığı ilk araştırmada, katılımcılara, 4 ay boyunda haftada 450 ila 700 gram vermelerini sağlamalarına yönelik bir diyet uygulandı. Araştırmada, katılımcıların 15’ine günlük aldıkları kalori miktarının yüzde 18’inioluşturacak şekilde, et içermeyen ancak yumurta ve baklagiller gibi diğer protein kaynağı gıdaları kapsayan bir diyet verildi.
Zayıflama hapı, katili oldu!
saglik tarafından Cts, 08/07/2010 - 20:10 tarihinde gönderildi.2 ay önce karın ağrısı, ishal ve kusma şikayetleri sonrası tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden 23 yaşındaki Dinçer'in kullandığı “Pepper Time”, Sağlık Bakanlığı tarafından toplatıldı.
Kastamonu'nun Çatalzeytin ilçesinde yaşayan, evli ve bir çocuk annesi Nilay Dinçer'in rahatsızlanarak özel bir hastanede tedavi altına alınması ve bir süre sonra da hayatını kaybetmesi üzerine inceleme başlatan Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü, hastanın teşhis, tedavi ve ölümü sürecini mercek altına aldı.
Soruşturma başlatan Sağlık Bakanlığı da genç kadının hastaneye başvurduğu andan itibaren kullandığı ilaçlar, yapılan tetkikler ve düzenlenen raporları İl Sağlık Müdürlüğü'nden talep etti. Genç kadının yapılan tahlillerinde bağırsaklarının tahrip olduğu bilgisine ulaşan yetkililer, Dinçer'in bir süre önce zayıflama hapı kullandığı bilgisine ulaşarak söz konusu ilaçla ilgili çalışma başlattı.
ABD'deki obez sayısı açıklandı
saglik tarafından Cum, 08/06/2010 - 19:12 tarihinde gönderildi.ABD'de yapılan bir araştırma, ülke nüfusunun yüzde 26,7'sini oluşturan 72 milyondan fazla Amerikalı yetişkinin obez olduğunu ortaya çıkardı.
Birleşik Devletler Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi'nin (CDC) raporuna göre, obezite ABD için büyük bir genel sağlık tehlikesi haline geldi. CDC, obezitenin 2007-2009 yılları arasında yüzde 2 oranında arttığını da bildirdi.
CDC Başkanı Dr. Thomas Frieden; obezite sorunu çözmek için yoğun, kapsamlı ve devamlı çaba göstermek zorunda olduklarını, bunu yapmamaları durumunda daha fazla insanın obeziteyle ilgili hastalıklara yakalanacağını ve öleceğini ifade etti.
CDC'nin araştırmasında 400 bin kişinin boyunu, ağırlığını ve diğer şeylerini inceleyen Davranışsal Risk Faktörü İzleme Sistemi'nin verilerini kullandığı belirtilerek, ABD'de eyaletlerden 9'unda insanların yüzde 30'unun obez olduğu tespit edildi.
Bilinçsiz pilatese dikkat!
saglik tarafından Çar, 08/04/2010 - 17:15 tarihinde gönderildi.Uzmanlar, sporun kişinin yaşına, kilosuna ve vücut yapısına göre değişiklik göstermesi gerektiğini savunarak, herkesin kendine uygun spor aktivitesini seçmesi konusunda uyarıda bulunuyor. Hacettepe Üniversitesi (H.Ü.) Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nden Prof. Dr. Gül Baltacı, konuyla ilgiliyaptığı açıklamada, bilinçsiz yaptırılan veya yapılan pilatesin ciddi zararlar verebileceğini söyledi. Baltacı, son yıllarda popüler hale gelen pilatesin aslında yüzyıldır var olduğunu ve fizyoterapistlerin bunu, bir tedavi yöntemi olarak uzun zamandır kullandığını söyledi.
Pilatesin yanlış yapılması ve yanlış kişilere yaptırılmasının, kliniklerdeki hasta sayısını artırdığına dikkati çeken Baltacı, şöyle devam etti:
"TV’deki programlarda pilates yaptırılması nedeniyle son 1 yıldır diz hastalarında artış oldu. Obez kişi gördüğü TV’de gördüğü vücuda benzeyebilmek için can havliyle pilates yapıyor. Siz bunu obez bir kişiye yaptıramazsınız."
DSÖ'den hareketsizlikle mücadele çağrısı
saglik tarafından Salı, 08/03/2010 - 14:24 tarihinde gönderildi.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hareketsizliğin dünya genelinde 60 yaş altı ölümlerdeki etkisinin giderek artığına işaret ederek, üye ülkeleri hareketsizlikle mücadeleye çağırdı.
DSÖ'nün resmi internet sitesindeki bilgilere göre, dünya genelinde her yıl bulaşıcı olmayan hastalıklar nedeniyle 60 yaşın altında 9 milyon kişi hayatını kaybederken, son 50 yılda hareketsizlik bu ölümlerin en önemli 4 nedeni arasında yer almaya başladı.
Her yıl 1.9 milyon kişinin doğrudan hareketsizlikten kaynaklanan nedenlerle yaşamını yitirdiğine işaret eden DSÖ, üye ülkelere vatandaşlarını hareketsizliğin neden olduğu hastalıklar konusunda bilgilendirme ve aktiviteyi artırıcı yaşam biçimlerini teşvik etme çağrısında bulundu.
Yürüyüş meme kanseri riskini azaltıyor
saglik tarafından Pzt, 08/02/2010 - 13:23 tarihinde gönderildi.Araştırmalara göre, günde 30 dakika veya haftada 3 kez birer saat yürüyüş yapan kadınların meme kanserine yakalanma riski yüzde 50 oranında azalıyor.
Üstelik buna bol sebze ve meyve tüketmek ya da hobiler edinmek gibi basit ama etkili yaşam alışkanlıkları eklendiğinde bu oran yüzde 90’lara ulaşıyor.
Meme kanseri kadınlar arasında en sık görülen kanser türü. Öyle ki batı ülkelerinde her 8 kadından biri hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanıyor. Ülkemizde de her 12 kadından birinde, hayatının bir döneminde meme kanseri geliştiği belirtiliyor.
Meme kanseri ölüme yol açması açısından ise akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer alıyor. Dünyada her yıl 1 milyon kadında yeni meme kanseri saptanıyor. Her yıl 375 bin kadın da meme kanseri nedeniyle yaşamını yitiriyor. Aslında yaşam alışkanlıklarında yapılan basit ama etkili değişikliklerle meme kanserinden korunmak mümkün. Örneğin sadece günde 30 dakika yürüyerek meme kanserinin gelişme riskini yüzde 40-50 oranında azaltabiliyorsunuz.
Hayat boyu sağlık için spor şart!
saglik tarafından Paz, 08/01/2010 - 13:18 tarihinde gönderildi.Yeterince hareket etmediği için dünyada her yıl 2 milyon insan ölüyor!
Uzmanlar bedensel hareketsizliğin başta kalp, yüksek tansiyon olmak üzere birçok hastalıkta etkin rol oynadığını, yaşam boyu sağlıklı olmak için sporun şart olduğunu belirttiler.
Egzersizin kişinin yaşına, cinsiyetine, sağlık durumuna ve becerilerine göre farklı özellikler taşıyabileceğini kaydeden uzmanlar, genel bir tanımlamayla, haftada üç ila beş kez arasında yapılan düzenli, ritmik ve yaklaşık olarak 30 - 45 dakikalık bir programın faydalı olduğunu ifade ettiler.
Düzenli orta düzeyde yapılan bedensel aktivitelerin kalp hastalığı, şişmanlık, insüline bağlı olmayan diyabet, yüksek tansiyon gibi hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde önemli olduğunu kaydeden uzmanlar, "Vücut ağırlığının kontrolü ve organizmanın strese karşı direncini artırmada, egzersiz önemli rol oynamaktadır. Yaşam tarzına bağlı etken taşıyan kanser gibi hastalıklara, düzenli spor yapan kişilerin yakalanma riski daha düşüktür. Ayrıca egzersiz, kanser ve AIDS gibi belirli hastalıklarda da ek tedavi olarak önerilebilir" dediler.
Koşmak kilo kaybettirmiyor mu?
saglik tarafından Cts, 07/31/2010 - 05:59 tarihinde gönderildi.La Stampa gazetesinde çıkan habere göre fazla kilolardan kurtulmak için koşmanın pek de işe yaramıyor.
İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre, birçok ünlüyü antrenörlük yapan Londralı Greg Brookes, koşmanın kilo vermeyi sağladığının sadece eski ve yanlış bir inanıştan ibaret olduğunu iddia etti.
Birçok kişinin başlarda kilo verdiğini söyleyen Brookes, "Koştukça kendini bir sonraki koşuya hazırlayan vücut, daha fazla yağ depolama eğilimi gösteriyor" dedi. Sadece koşarak kilo vermenin mümkün olmadığını ifade eden Brookes, olağanüstü bir mekanizma olarak nitelendirdiği vücudun kendini her koşula adapte edebildiğini de vurguladı.
Spor yapmayan çalışamıyor!
saglik tarafından Per, 07/29/2010 - 23:16 tarihinde gönderildi.Türkiye pazarına 2010’da giren spor perakende mağazası Decathlon’da satış uzmanları aynı zamanda fitness danışmanı… Çünkü hepsi birer spor tutkunu…
Ankara ve İstanbul’da iki yeni mağaza açan spor perakende zinciri Decathlon, satış elemanlarına verdiği farklı eğitimle müşterilerin dikkatini çekiyor. Şirket, çalışanlarına spor yapmaları şartını getirmiş. Dünyada 41 bin, Türkiye’de ise 120 çalışanı olan Decathlon’da ürünler ve spor dalları hakkında geniş bilgi sahibi olan satış uzmanları bu altyapıyı sıkı spor yapmaya borçlu. Decathlon Türkiye Ülke Müdürü Boumedienne Boualoi, bu durumun müşterileri de çok memnun ettiğini savunuyor.
Satışçılardan spor tavsiyesi
Boulualoi de aslında bir spor tutkunu… Paris’te üniversite okuduktan sonra Fransız bir şirkette yetenek avcısı olarak çalışan Boulualoi, spora olan ilgisi nedeniyle Decathlon’da iş fırsatı yakalamış. Birçok spor alanına ilgisi olduğunu söyleyen Boumedienne Boualoui, futbol, squash ve tenisin favori sporları arasında olduğunu vurguluyor.
Omurgayı zorlayan 5 yanlış
saglik tarafından Per, 07/29/2010 - 13:24 tarihinde gönderildi.Bilgisayar karşısında, işte, ofiste, alışverişte, sporda, ilkokul çağında ve hamilelik döneminde omurgayı zorlayan 5 yanlışın ne olduğunu biliyor musunuz?
Gövdemizin dik durmasını ve hareketlerini sağlayan omurilik ve sinirleri koruyan omurga, günlük yaşantımızdaki yanlış kullanımlara bağlı olarak zarar görebiliyor.
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Erhan Serin, "Omurga, kemik ve bu kemiklerin aralarındaki yumuşak dokulardan oluşuyor. Bu yapı, olması gerektiği şekilde güçlü ve fizyolojik şekilde tutulmazsa yaş ilerledikçe birçok hastalık ile karşılaşılıyor" dedi.
Omurgayı zorlayan 5 yanlışa dikkat çekerek omurgayı korumak için neler yapılması gerektiğini anlatan Prof. Serin, son yıllarda evde veya ofiste bilgisayar başında geçirilen zamanın gittikçe arttığına dikkat çekti ve şunları söyledi:
Spor yaparken sakatlayan 7 neden
saglik tarafından Salı, 07/27/2010 - 13:18 tarihinde gönderildi.Yazın sıcak ve güzel havanın tadını çıkarmak isteyenler yüzme, tenis, halı saha maçları, basketbol gibi sporlara yöneliyor. Ancak spor ısınmadan yapılırsa, sakatlık kaçınılmaz oluyor.
Yaz aylarında hem kilo vermek hem de zinde kalmak isteyenler, daha çok açık havada yapılacak sporları tercih ediyor.
Ancak daha önce spor yapmayıp birdenbire spora başlayanlarda 7 farklı nedenle ‘sakatlık’ oluşuyor.
Acıbadem Maslak Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Metin Uzun, amatör kişilerce yapılan spor aktivitelerinde karşılaşılan başlıca 7 sakatlık nedenini şöyle sıralıyor:
Metabolizmanızı kalsiyum ile çalıştırın
saglik tarafından Per, 07/15/2010 - 20:20 tarihinde gönderildi.Son zamanlarda kalsiyum ile ilgili yapılan araştırmalarda, kalsiyumun zayıflatmaya yardımcı olduğu ile ilgili kanıtlar var.
Vücudumuz için en önemli elementlerden biri kalsiyumdur. Kalsiyum kemiklerimizin ve dişlerimizin ana maddesidir. Vücuttaki kalsiyumun yüzde 99’u bu şekilde bulunur. Yüzde 1’i ise kanda ve yumuşak dokuda bulunur. Dolaşımdaki kalsiyumun başlıca görevi; kanın pıhtılaşmasını sağlamak, eklemleri ve kemikleri onarmak, kalp ritmini düzenlemek, sinir uyarılarının iletimini sağlamak, kasların kasılabilirliğini ayarlamak ve dokuların canlılığını sürdürmesine katkıda bulunmaktır.
Vücut, kalsiyum dengesini, parahormon adını verdiğimiz bir hormon ile sağlar. Parathormon boynumuzun hemen önünde, tiroit bezlerimizin arkasında yer alan paratiroit bezlerinden salgılanır. Vücut kalsiyumu az ise, parathormon, kalsiyum seviyesini yükseltmek için harekete geçer. Kalsiyum metabolizmasında böbreklerin ve D vitamininin de önemi vardır. Bütün insanların, günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamak için ortalama 1000 mg kalsiyum alması gereklidir. Bu ihtiyaç gebelik ve süt verme döneminde 1500-2000 mg’a çıkar. En zengin kalsiyum kaynağı süt, yoğurt, ayran, peynir, hamsi, sardalye, somon balığı, kuru baklagiller, badem, ceviz, brokoli ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerdir.
Depresyona karşı vejetaryen diyet!
saglik tarafından Salı, 07/13/2010 - 21:56 tarihinde gönderildi.İnsan yaşamını olumsuz etkileyen depresyona karşı çözüm yolları arayan bilim adamları, sebze ağırlı beslenmenin ruh sağlığına da iyi geldiğini ortaya koydu.
İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre, Tokyo’daki Ulusal Sağlık Merkezi’nce yapılan bir araştırma, sebzeler açısından zengin bir diyetin depresyona karşı koruyucu olduğunu gösterdi.
Araştırma sonuçları, meyve, sebze, mantar ve soya ürünleri açısından zengin bir diyet izlemenin, depresyon belirtilerinin azalmasında da etkili olduğunu ortaya koydu.
Yaklaşık 500 kişiden beslenme alışkanlıkları ve depresyon belirtileri ile ilgili bir form doldurmalarını isteyen bilim adamları, yaptıkları analiz sonunda beslenme modellerini, zengin bir kahvaltıya dayalı klasik Batı diyeti, hayvansal yağlara dayalı diyet ve sebzelerin ön planda olduğu diyet olmak üzere 3’e ayırdı.
Yedikleriniz size uygun mu?
saglik tarafından Cts, 07/10/2010 - 15:01 tarihinde gönderildi.Yediklerinizin hangisinin kilo aldırdığını bilmek, daha iyi bir diyet listesi oluşturmak için şart. York testi ile bu çok kolay.
York testi, yediklerinizin hangilerinin vücudunuza zararlı olduğunu anlamanızı sağlayan basit bir kan testi. Parmak ucundan alınan kan İngiltere'deki yetkili laboratuara gönderilip inceleniyor, hangi besinlere karşı intoleransınız olduğu tespit ediliyor. Çıkan sonuca göre uzman diyetisyenler size özel bir beslenme programı oluşturuyor.
Elle dergisinde yayımlanan habere göre, kilo problemi, ödem, gaz, şişkinlik, kabızlık şikayetleri olan, irritable bağırsak sendromu (IBS), sedef hastalığı, migren, ütriker, egzama, uyku bozukluğu, yorgunluk, halsizlik vb. hisseden kişiler York testi yaptırabilir. Hiç şikayeti olmayan kişiler de bu testi yaptırarak farkında olmadıkları rahatsızlıkları keşfedebilir. Hiç şikayeti olmayıp sadece merak için York Testi'ni yaptıranlar ise testte çıkan gıdaları diyetlerinden çıkardıklarında kendilerini daha hafiflemiş, daha enerjik hissettiklerini, yorgunluklarının kalmadığını söylüyor.
Beyni dinç tutmak için egzersiz şart
saglik tarafından Cts, 06/12/2010 - 01:54 tarihinde gönderildi.Uzman uyarısı: Beyin, aynı kaslarda olduğu gibi çalıştıkça güçleniyor. Teknoloji beyni atıl duruma düşürüyor. Eğer siz beyninizi rölantiye bırakırsanız, kolaya kaçarsanız, hafızanız da o kadar zayıflar''
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Babür Dora, beynin, aynı kaslarda olduğu gibi çalıştıkça güçleneceğine dikkati çekerek, ''Teknoloji beyni atıl duruma düşürüyor. Eğer siz beyninizi rölantiye bırakırsanız, kolaya kaçarsanız, hafızanız da o kadar zayıflar'' dedi.
Prof. Dr. Babür Dora, AA muhabirine yaptığı açıklamada, unutkanlığın bir hastalık değil, bir belirti olduğunu söyledi.
Ağırlık kaldırmak testosteron hormonunu arttırıyor
spor tarafından Cum, 06/11/2010 - 01:45 tarihinde gönderildi.Hayatın aslında her gün süren bir ölüm-kalım mücadelesi olduğunu hiç düşündünüz mü? Siz fark etmeseniz de her geçen gün kas kütleniz, saç telleriniz, hafıza kapasiteniz hatta cinsel isteğiniz azalır. Bedeniniz gözle fark edilmeyecek bir şekilde ağır ağır yaşlanır. Bu süreçteki en karmaşık durumlardan biri de testosteronun-yani kasların büyümesini ve yağ kaybını tetikleyen, sizi güçlendiren, daha agresif ve rekabetçi kalmanızı sağlayarak libido patlamalarına sebep olan yegane hormonunuzun-üretiminin yavaşlamasıdır.
MUSCLE&FITNESS dergisinde yayınlanan habere göre testosteron hormonunu ile ilgili yapılan araştırmalar da yaşla beraber testosteron seviyesinin düşmesinin gayet doğal olduğu belirtildi. Buradaki iyi haber ise, eğer yeteri kadar ter dökerseniz kaybettiğiniz testosteronları geri kazanmanın mümkün olmasıdır. Bilimsel olarak ele alındığında; testosteron hormonu, bilindiği gibi kasların gelişmesi üzerinde önemli bir role sahiptir. Testosteron kas hücrelerine ulaşır ve burada kendisini androjen reseptörlerine bağlar. Sonra birbirine bağlı bu testosteronlar hücrenin çekirdeğine girer ve kas büyüten genleri harekete geçirir. Connecticut Storrs Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre antreman sırasındaki testosteron artışının kaslardaki androjen reseptörü seviyelerini anında yükselterek erkeklik hormonunu arttırdığı belirlendi.
Bel ve boyun fıtığında yeni yöntem
saglik tarafından Salı, 06/08/2010 - 12:46 tarihinde gönderildi.Amerika'dan getirilen cihaz sayesinde, bel ve boyun fıtığı tedavisinde etkili sonuçlar elde ediliyor.
Özel Romatem Fizik ve Rehabilitasyon Hastanesi Genel Koordinatörü Dr. Köksal Holoğlu, sadece Romatem Hastanelerinde uygulanan bu tedavi yönteminde, bel ve boyun fıtığı ile kemik eğriliklerinin tedavisinin yapıldığını söyledi.
''Vertetrac ve Cervico 2000'' cihazının, hasta tedavilerinde yüzde 75'lik başarı sağladığını belirten Dr. Holoğlu, ''Mekanik sistemde çalışan cihazın İzmit ve İstanbul'daki uygulamasında yüzde 75 oranında başarılı sonuçlar elde edilmiştir. 15 gün içinde hasta kabulüne başlayacağımız Samsun'daki hastanemizde de bu sistemle tedavilerimizi yürüteceğiz'' dedi.
Tedavide hastanın yatmasına ihtiyaç duyulmadığını da vurgulayan Dr. Holoğlu, şunları kaydetti:
Yorgunlukla nasıl başa çıkılır?
saglik tarafından Pzt, 06/07/2010 - 12:08 tarihinde gönderildi.Genel güçsüzlük, çabuk yorulma ve konsantrasyon zorluğu olarak ifade edilen yorgunluk sık görülüyor ve iş performansını, aile yaşamını, sosyal ilişkileri olumsuz etkiliyor.
Amerikan Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sunay Sandıkçı'ya göre, yorgunluğun en sık nedenleri aşırı egzersiz, uyku bozukluğu, beslenme yetersizliği, kondüsyon eksikliği, üst solunum yolu enfeksiyonları, kansızlık, tiroid hastalıkları (tiroidin az veya çok çalışması) akciğer hastalıkları, ilaçlar, viral hastalıklar, kanser ve depresyon.
Özellikle sakinleştiriciler, depresyon, allerji ve tansiyon ilaçları, kas gevşeticiler ve pek çok antibiyotiğin de yorgunluğa neden olabileceğini belirten Prof. Sandıkçı, bu durumun altı aydan uzun sürmesi halinde kronik yorgunluktan bahsedildiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor:
Hamburger ile astımın bağlantısı var mı?
saglik tarafından Paz, 06/06/2010 - 08:16 tarihinde gönderildi.Gelişmiş ülkelerde haftada 3 ya da daha fazla hamburger yiyen çocukların astıma yakalanma riskinin daha fazla olduğu bildirildi.
Almanya'nın Ulm Üniversitesi'nden Gabriele Nagel ve ekibinin yaptığı araştırma, haftada 3 ya da daha fazla hamburger yiyen çocukların astıma yakalanma riskinin daha fazla olduğunu, meyve, sebze ve balık ağırlıklı beslenmenin ise astımdan koruyabildiğini gösterdi.
Nagel ve ekibi, 20 ülkeden 8-12 yaşındaki 50 bin çocuğu kapsayan verileri inceledi. Bu çocuklardan yaklaşık 30 binine alerji testi yapıldığı görüldü.
Beslenme biçiminin polen gibi yaygın alerji yapıcılara duyarlıkla bağlantılı olmayabileceğini, ancak astım veya hırıltılı solunuma yakalanma sıklığını etkileyebileceğini belirten bilim adamları, meyve, sebze ağırlıklı beslenmenin gelişmiş ülkelerde olduğu gibi gelişmemiş ülkelerde de astım ve hırıltılı solunum oranının azlığıyla ilişkili olduğunu vurguladı.
Hızlı kilo vermek yanlış ilaç kullanmak gibi
saglik tarafından Cts, 06/05/2010 - 07:37 tarihinde gönderildi.Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar Tatay hızlı kilo vermenin zararlarını ve diyet yaparken dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı...
Son dönemlerde hızlı kilo verebilmek adı altında yaşananlar bu durumun sağlık üstüne olan etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Hızlı kilo vermenin ve çok düşük kalorili diyetlerin vücutta yarattığı zararların her bakımdan çok yıpratıcı olduğu artık yaygın olarak biliniyor. Kas kaybı ile başlayıp, yağ depolanması, açlık sinyallerinin sürekli hayat kalitesini kötü yönde etkilemesi ,enerji düşüklüğü ve sinirlilik bu zararlardan sadece bir kaçı. Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar Tatay hızlı kilo vermenin zararlarını ve diyet yaparken dikkat edilmesi gerekenleri yazdı.
Bakımlı ayaklarla sağlıklı yürüyüşler
saglik tarafından Cum, 06/04/2010 - 20:45 tarihinde gönderildi.Yürüyüşler sağlığınız için çok önemli... Ancak bu yürüyüşlerde ayaklarınızın sağlığına ve bakımına da dikkat etmelisiniz.
Su kabarcıkları: Derinin katmanları arasında sıvı birikmesi sonucu oluşur. Sık rastlanan, genellikle küçük yaralardır. Ayak derisinin basınç ve sürtünmeye maruz kaldığı her yerinde oluşabilir.
Eğer şeker hastalığınız varsa veya ayaklarınızdaki kan dolaşımı zayıfsa, su kabarcığı gibi küçük bir problem bile, enfeksiyonla birleşince ciddi sorunlar oluşturur. Şekere bağlı olarak ayak veya bacaktaki sinirlerin hasar görmesi, enfeksiyonu hissetmenizi engelleyebilir.
Kabarcıkları kontrol edin, kızarıklık veya cerahat olup olmadığına bakın. Kızarıklık olması veya cerahat toplanması, enfeksiyon belirtisidir. Vakit kaybetmeden bir doktora başvurun.
Tansiyonunuz için meşrubat içmeyin
saglik tarafından Cum, 05/28/2010 - 13:44 tarihinde gönderildi.Bir araştırmaya göre, günde sadece bir bardak daha az şekerli içecek tüketerek tansiyonu düşürmek mümkün.
ABD'de, sonuçları tıp dergisi Circulation'da yayınlanan ve Louisiana eyalet üniversitesine bağlı New Orleans Sağlık Bilimleri Merkezi tarafından yapılan araştırmada, günde sadece bir bardak daha az şekerli içecek tüketerek bile insanların tansiyonlarını düşürebilecekleri belirlendi.
Araştırmanın başında yer alan halk sağlığı Doçenti Liwei Chen, şekersiz içecek tüketimi veya kafein alımı ile tansiyon rahatsızlığı arasında bir bağlantı bulamadıklarını belirterek, insanların sıkça şüphelendiği kafeinin değil, aslında şekerin yüksek tansiyona yol açabilen bir besin kaynağı olabileceğini kaydetti.
Yeni diyet trendi: Doyana kadar ye
saglik tarafından Per, 05/27/2010 - 20:07 tarihinde gönderildi.Amerika'dan gelen yeni bir diyet trendi, diyete olan bakış açısını değiştiriyor. Amaç; yemeyi sevmek, tadını çıkarmak ve doyana kadar yemek!
Diyet yaparken sürekli midenizin zil çalmasından şikayetçiyseniz, imdadınıza Amerika'dan gelen yeni bir diyet trendi yetişiyor: Volumetrik Diyet! ''Hacim Diyeti'' olarak da adlandırabileceğimiz bu diyet trendi, yeni bir çığır açıyor. Çünkü temeli, ''doyana kadar ye'' prensibine dayanıyor.
Nesnelerin hacmini ölçmeye yarayan bir birim olan ''volumetri''den adını alan diyet yöntemi, besinleri kalori değerlerine göre değil, hacim değerlerine göre sınıflandırıyor. Bir örnek vermek gerekirse: 15 tane üzüm, tartıda 100 gram geliyor ve kalorisi de 70 civarında. 15 tane kurutulmuş üzüm ise en fazla 20 gram ve onun da kalorisi 70 civarında. Peki, 100 gram üzümle mi doyarsınız, yoksa 20 gram kuru üzümle mi? Her ikisinin de kalorisi aynı ise, daha hacimli olan taze üzüme uzanmaz mı şimdi eliniz? Bu soruya ''evet'' deme ihtimaliniz çok yüksek. Zaten araştırmalar da bunu gösteriyor.
Bahar yorgunluğu
saglik tarafından Çar, 05/26/2010 - 20:58 tarihinde gönderildi.Mevsim dönümlerinde kendini yorgun hisseden, yataktan bir türlü kalkmak istemeyen, elini kaldıracak gücü olmayanlardan mısınız? Yoksa bahar geldi diye içi içine sığmayanlardan mı?
Her mevsim kendine özgü, sık görülen hastalıkları beraberinde getiriyor. Örneğin kışın üst solunum yolu enfeksiyonları, yaz aylarında bağırsak enfeksiyonları daha sık görülüyor. İlk baharsa havaların ısınmaya başlaması ve doğanın u yanışıyla beraber, birçok insanın kendini daha iyi hissettiği bir dönem. Bunun yanında azımsanmayacak bir grup da mevsim başında halsizlik yorgunluk ve isteksizlik hissedebilir. Bahar yorgunluğu, halk arasında sık kullanılan bir terim olup iklim değişikliğinin vücutta yarattığı yorgunluk hissi olarak tanımlanabilir. Aslında birçok nedeninin bir araya gelerek yarattığı bir tablodur. Amerikan Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Dr. Bülent Yardımcı, yorgunluk hissinin yanında uyku düzensizliği, iştah azalması, kas krampları, eklem ağrıları ve kadınlarda adet düzensizliği gibi belirtilerin de olabileceğini belirtiyor.
Evde Zayıflatan Egzersizler...
saglik tarafından Salı, 05/25/2010 - 09:27 tarihinde gönderildi.Spor salonlarına verecek paranız yoksa üzülmeyin. Evde yapabileceğiniz etkili egzersizler sayesinde kilolarınızla vedalaşabilirsiniz.
Uygun bir diyet eşliğinde egzersiz, kilo vermenize yardımcı olacaktır. Ehow'da yer alan bilgilere göre, işte evde yapabileceğiniz en yaygın ve popüler egzersizler şöyle:
Aralıklı idman: Bu egzersizde, belirli bir zaman için çok sıkı çalışıyorsunuz, sonra belirli bir süre ise yavaş tempoda yürüyorsunuz. Örneğin, merdivenleri uçarak çıkıyorsunuz (hızlı bölüm), sonra aşağıya doğru yürüyorsunuz (yavaş bölüm). Bir başka örnek ise, bir dakika için koşu bandı üzerinde koşuyorsunuz ya da tempolu yürüyorsunuz; sonrasında ise bir dakika daha yavaş tempoda yürüyorsunuz. Toplam 20 dakika sırasıyla hızlı ve yavaş uyumunu ayarlıyorsunuz. Bu sadece yarım saat hızlı tempoda koşmanızdan daha fazla fayda sağlayacak.
Spor Yaralanmalarına Dikkat!
saglik tarafından Pzt, 05/24/2010 - 08:26 tarihinde gönderildi.Spor ya da egzersiz yaparken vücudunuzdaki yumuşak dokulara zarar verebilirsiniz. Günlük hayatımızda yaptığımız bazı basit hareketler bile bağ dokuları, kas ve tendonlara zarar verebiliyor. En yaygın görülen yumuşak doku yaralanmaları ise; burkulma, adale ve tendon zorlanmaları, ezilmeler, tendinit, bursit ve stres sakatlanmaları... Memorial Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Uslu, “bağ ve adale zorlanmaları” hakkında bilgi verdi.
Burkulmalar
Vücudumuzdaki eklemler, bağlar tarafından desteklenir. Burkulma, bir bağın gerilmesi veya yırtılmasıdır.
Son yorumlar
37 hafta 4 gün önce
1 yıl 22 hafta önce