islamiyet ve temizlige verilen önem

İslam'ın, sağlık ve korunmaya verdiği önemi hiçbir din vermemiştir. Temizlik, İslam'da ibadettir, Allah'a (cc) yakınlıktır, hatta dini görevlerden birisidir.

1) Dikkat edilirse bütün İslami eserlerin (şer'i fıkıh) ilk konusunun "Temizlik" olduğu görülecektir. Yani bu eserlerin ilk öğrettikleri şey İslam dininin prensiplerine uygun bir şekilde temizlik vazifesinin yapılışıdır.

Bunun anlamı da şudur, günlük ibadet olan namazın anahtarı temizliktir. Cennetin anahtarı da namazdır, abdest almak suretiyle küçük pislikten, (abdestsizlikten) yıkanmak suretiyle, büyük pislikten (cünüplükten) temizlenmediği müddetçe, hiçbir Müslümanın namazı kabul olmaz. Kirlenmeye, tozlanmaya, terlemeye sahne olan abdest azaları, günde birkaç defa yıkanmak suretiyle, temizlenmektedir. Buna paralel olarak, elbiseyi, namaz kılınacak yeri ve vücudu temiz tutmakla namazın sahih olabilmesinin şartlarındandır. Buna ilave olarak Kur'an ve sünnet de, temizlik ve temiz olanlar övülmüştür.

Örneğin, Allah Teala,

Allah tövbe edenleri ve temiz olanları sever" Bakara: 2/222

"Orda temizliği seven erkekler vardır. Allah temiz olanları sever" Tevbe: 9/108 buyurarak Küba Mescidi'nin cemaatini övmüştür. Peygamberimiz, temizlik imanın yarısıdır buyuruyor. Bu hadisi Müslim sahih hadisler arasında rivayet etmiştir. Tebarani de; "Temizlik sahibini imana, iman da cennete götürür." şeklinde, bir hadis rivayet etmiştir.

İşte İslam'ın temizliğe verdiği önemin büyüklüğüne binaen Müslümanlar arasında ün kazanan hikmet dolu bir söz vardır "Temizlik imandandır." Bu sözü ilim ehli olsun, cahiller olsun, herkes bilir. Bu gibi örnekler başka hiçbir sistemde görülmemiştir ve yoktur. Bu konuda, "Temiz olunuz, çünkü İslam temizdir. Ümmetler arasında, nişane oluncaya dek temizleniniz" şeklinde hadisler vardır.

Peygamberimiz (sav) temizliğe büyük önem vererek, insanları yıkanmaya çağırmıştır. Özellikle cuma gününde buna daha çok önem vermiştir. Bir hadiste, yedi gün içinde bir gün, her Müslümanın, mutlaka başını ve vücudunu yıkaması gerektiği vurgulanmıştır" (Buhari ve Muslim)

Peygamberimiz (sav) ağız ve diş temizliğine de büyük önem vererek, "Misvak ağzın temizliğine, Rabbinin de rızasına sebeptir" buyurmuştur. (Ahmed)

Peygamberimiz (sav), saç temizliğine önem vererek, "Kimin saçı varsa (onu yıkamak suretiyle) ona ikram etsin" buyurmuştur. (Ebu Davud)

Peygamberimiz (sav) insan vücudunun artıklarının temizlenmesi konusuna da, önem vermiştir. Örneğin, koltuk altı ve etek traşı ve de tırnakları kesmek gibi...

Aynı şekilde ev çevresi ve eve bağlı durumların temizliğine değinerek, "Muhakkak Allah (cc) güzeldir, güzeli sever, paktır, pakı sever, temizdir, temizi sever, o halde evlerinizi temiz tutunuz. Yahudilere benzemeyiniz" buyurmuştur. (Muslim)

Tüm çevre temizliğine önem veren Peygamberimiz yolların temizliğine de değinerek, yollara engel veya pislik atanları ikaz etmiştir.

2) İslam dini, bazı cahillerin neticelerini düşünmeden, çevreye yapacağı etkiyi göze almadan birtakım çirkin işler yapmalarının, çok tehlikeli bir iş olduğunu haber vermektedir. İslam'ın tehlikeli gördüğü işlerin bulaşıcı hastalıkları oluşturan, mikropların başları olduğuna dikkat çekmek isterim. Bunun da ötesinde bu tür çirkin işlerin aklıselim ve temiz karakterle bağdaşmadığı da açıktır. İşte bunlardan bazıları; suya bevletmek, (bilhassa durgun sulara) banyolarda bevletmek, gölgelerde, içme suyuna yakın yerlerde dışkısını yapmak, vs. iğrenç şeyler, bu tür insanlık dışı hadiseleri Peygamberimiz (sav) üç melanet diye isimlendirmiştir. Çünkü bu üç şey önce Allah'ın (cc) sonra meleklerin, sonra salih kulların lanetini üzerine çeker.

3) İslamiyet, çalışkanlığı, zindeliği, atikliği, teşvik ettiği gibi gevşeklik, tembellik ve durgunluğun insan vücuduna sakıncalı olduğunu haber vererek, yüzme, nişancılık, ata binme ve benzeri sportif faaliyetlere çağırmıştır. Hatta çocukların babaları üzerindeki haklarından biri de babaların bu konuda onlara ön ayak olmalarıdır. Bu yüzden İslamiyet, bu tür faaliyetleri, insanları cesaretlendirmek için meşru kılmış, hatta Peygamberimiz (sav) yaptırdığı at yarışması birincisine hediye vererek ödüllendirmiştir. İşte tüm bunlar İslam'ın insan sağlığına verdiği önemin ifadesidir.

4) Öte yandan, sarhoş edici ve zevklendirici vasıfları ihtiva eden uyuşturucu çeşitleri vs. adları ne olursa olsun onları alanları, caydırıcı seri cezalarla cezalandırmış, bütün bu maddelerin üretiminde, katkısı olanları da büyük günah işledikleri için uyarmış, hatta içki konusunda on defa lanetlemiştir. Bu da İslam'ın, insan sağlığını, ön planda bulundurduğunun delilidir.

5) İslamiyet'in insan vücuduna verdiği önemin, başka bir ifadesi de, Allah'ın helal kılmış olduğu hoş ve temiz nimetleri, ister cimrilikten, isterse borçtan dolayı kendisine yasaklamış olanların karşısına çıkmasıdır. Yüce Allah;

"De ki, Allahın kulları için meydana getirdiği süslenilecek şeylerle temiz rızıkları haram eden kimdir." (Araf: 7/32)

"Ey iman edenler. Allahın size helal ettiği temiz ve helal şeyleri kendinize haram etmeyin. Aşırı da gitmeyiniz." (Maide: 5/87)

Öte yandan İslamiyet insan sağlığına zarar gelmesin diye, yemek ve içmekte, israf etmeyi de yasaklamıştır. İslam her şeyin normalini seven bir dindir. Bu konuda;

"Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz" (Araf: 7/31) buyruluyor.

6) Yine aynı şekilde, ibadet için olsa bile gece uyumamak, aç durmak ve çok amel etmek gibi insan vücudunu yıpratan şeyleri de, haram kılarak, insan sağlığına ehemmiyet damgasını vurmuştur. Nitekim ashaptan üç kişi yanına gelerek, biri geceleri hiç uyumayacağım, biri gündüzleri hep oruç tutacağını, diğeri, hiç evlenmeyeceğini söylemeleri üzerine, Peygamberimiz (sav) : "Aranızda Allah'ı (cc) en çok bilen ve ondan en çok korkanınız benim, ama ben geceleri ibadet için kalktığım gibi uyuyorum da, oruç tutuyorum, bazen de yiyorum. Hem ben kadınlarla da evleniyorum. O halde kim benim sünnetimden yüz çevirirse, o benden değildir" buyurarak, onları uyarmıştır.

Aynı şekilde ibadetle aşırı giden Osman İbni Mezun, Abdullah İbni Amr ve benzeri sahabeleri vücutlarının ve ailelerinin ve toplumun kendileri üzerinde hakları olduğu konusunda uyarmıştır.

7) İslam'ın insan vücuduna verdiği önemin başka bir örneği de şudur. Farz olan ibadetlerde gerektiğinde, yani insan vücuduna zarar söz konusu olduğu takdirde azimetin terk edilip ruhsatla amel edilmesidir. Eğer azimetle amel etmek hastalığa veya var olan bir hastalığın tedavisinin gecikmesine veya ek bir külfete neden oluyorsa o zaman azimet terk edilerek ruhsatla amel edilir. Örneğin, abdesti terk edip teyemmüm etmek, ayakta kılmak yerine oturarak kılmak, ramazanda orucu yemek ve benzeri kolaylıklar.

İslam'da vücut sağlığının dini ibadetlerden önce geldiğini de artık bilmeyen yoktur.

El-Kar(a)davî, Fetâvâ Muasır, c.2

temizlik

her müslüman temiz ve titiz olmalı

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Son yorumlar

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18